Osmanlı Eğitim Kurumları Hakkında Özet Bilgi

Osmanlı Eğitim Kurumları Hakkında Özet Bilgi

Osmanlı Eğitim Kurumları : 16.yüzyılda üç kıtaya hükmeden Osmanlı Devleti’nin geniş coğrafyası içinde etnik yapı, din, dil ve yaşadıkları coğrafi bölgelerin özellikleri ile yaşam şekillerinde farklılıklar vardı. Bu farklı özelliklere sahip Osmanlı halkının devletin istediği insan tipi haline gelmesi ancak eğitim ve öğretim sayesinde mümkündü. Devletin kurumları eğitimli insanlar sayesinde ayakta durabilirdi. Bu yüzden Osmanlı Devleti eğitime son derece önem verdi. Daha önceki Türk İslam eğitim sistemlerini de örnek alarak yeni bir eğitim sistemi geliştirdi. Bilim insanlarını korudu ve destekledi. Dolayısıyla Osmanlı Devleti’nin büyük bir devlet olmasında uyguladığı başarılı eğitim sistemi önemli rol oynadı.

Osmanlı Devleti’nde eğitim ve öğretim etkinliğinin yapıldığı en temel kurum medreseydi. Medreselerde verilen eğitim, orta öğretim ve yüksek öğretim düzeyindeydi. Medreselerde dini bilimler yanında tıp, matematik, fizik, kimya, tarih, coğrafya gibi bilimler de verilirdi. Burada yetişenler Osmanlı ilmiye sınıfı içerisinde önemli mevkilere yükselirlerdi.

Osmanlı'da eğitim kurumları
Orhan Gazi Medresesi

İlk Osmanlı medresesi Orhan Bey Dönemi’nde İznik’te açıldı. Orhan Bey, İznik’i fethettikten sonra buradaki bir kiliseyi camiye ve bir manastırı da medreseye dönüştürdü. “Orhan Gazi Medresesi” adı verilen medresenin masraflarını karşılayabilecek kadar vakıfları bağladıktan sonra müderrisliğine de dönemin meşhur alimlerinden Mevlana Davud el-Kayseri’yi atadı. Bursa’nın fethinden sonra, “Lala Şahin Medresesi” inşa edildi. I. Murad Dönemi’nde ise “Hüdavendigar Medresesi” hizmete girdi.

Sonraki Osmanlı padişahları dönemlerinde (I. Bayezit, I. Mehmet ve II. Murad) Bursa ve Edirne’de birçok medrese inşa edildi. Medreselerde eğitimini tamamlayanlar müftü, kadı, doktor, astronom, müderris (öğretmen) oldu.

Osmanlı eğitim sisteminin gelişmesinde medrese ve alimlerin dışında, tekke ve zaviyelerle buradaki ariflerin de büyük katkıları oldu. Osmanlı Kuruluş Döneminde tekkeler, genelde belli bir tarikattan olanların barındıkları, ibadet ve tören yaptıkları yer, dergah gibi yapılardı. Tekkelerde, tasavvufta yetişip, kemale ermiş kişiler(arifler) halka dini ve ilmi konularda eğitim verdiler. Bu sayede tekke ve zaviyeler, Osmanlı Devleti’nin Kuruluş, yayılma ve iskan politikası çerçevesinde dönemin hükümdarlarından himaye ve teşvik görerek büyük imkanlara sahip oldular.

Osmanlı’da Örgün ve Yaygın Eğitim Kurumları

Osmanlı’da yaygın Eğitim Kurumları

Cami ve Medreseler

Topluma dini, ahlaki bilgi ve nasihat verilen yerlerdi. Camilerde yapılan derslere herkes devam edebilirdi. Bu derslerde cemaat, hocanın etrafında toplanır; onun anlattıklarını dinlerdi. Camilerde halk siyasi ve sosyal konularda da bilgilendirilirdi.

Tekke ve Zaviyeler

Halka tasavvuf bilgisi, musikisi ile halk edebiyatı öğretilen yerlerdi. Yaygın eğitim yanında ücra yerlerde yolcu barındırma, bölge güvenliğini sağlama, yeni yerlerin fethedilmesini ve buralara yerleşilmesini sağlama gibi işlevleri de vardı.

Kütüphaneler

Medrese külliyelerinin içinde ve yakınlarında kütüphaneler yapılırdı. Bu kütüphaneler öğretmen, öğrenci ve araştırmacılardan başka halka da açıktı. Okumuş kişilerin kitap bağışlaması geleneği sayesinde halk kütüphaneleri kitap sayısı bakımından zengindi.

Sahaflar (Kitapçılar)

Az bulunur, eski kitapların satıldığı sahaflar ile her türlü kitabın satıldığı kitapçılar; öğretmen, öğrenci, araştırmacı ve kitapseverlerin buluştukları yerlerdi.

Loncalar

Ayakkabıcılar, hattatlar, sahaflar vb.nin kendi içinde grup oluşturduğu meslek örgütleriydi. Loncalarda geleneksel usta-çırak ilişkisiyle mesleki eğitim de verilmekteydi.

Kıraathaneler

Aydınların, ediplerin ve halktan kişilerin toplanıp tartıştığı, şiir okuduğu yerlerdi. Bazı kahvehanelerde Oğuzname , Battal Gazi, Nasrettin Hoca, Leyla ve Mecnun, Keloğlan gibi eserler okunmaktaydı.

Osmanlıda Örgün eğitim Kurumları

Osmanlı örgün eğitim kurumlarını Resmi Öğretim Kurumları ve Sivil Öğretim Kurumları olarak iki ana başlık altında inceleyebiliriz:

Resmi Öğretim Kurumları

Acemi Oğlanlar Ocağı

Acemi  ocağının amacı devşirilen Anadolu da ki Türk ailelerinin yanında yetişen gençleri birer birer asker haline getirmekti. 8 yıl boyunca askerlik eğitimi aldıktan sonra yeniçeri ağasının onayıyla yeniçeri ocağına kabul edilirdi. acemi ocağından yeniçeri ocağına geçilmesine  ‘ kapıya çıkma’ denir 

Enderun Mektebi

Enderun mektebi eskiden iş adamları çıkaran okullarmış oradan çıkan öğrenciler iş adamı, ressam, sanatkar vb. gelişmiş mesleklere sahip olurmuş. Günümüzde ise enderun mektebi üniversiteyle aynı görevi görüyor.

Sivil Öğretim Kurumları

Sıbyan Mektepleri

Osmanlılarda ilköğretim kurumlarına verilen ad. Genellikle mahalle camilerinin ve mescitlerinin yanında ve bazı yerlerde özel olarak hayırsever kimseler tarafından yaptırılır ve yönetimleri de yaptıranlar tarafından kurulan özel vakıflarca sağlanırdı. Ayrıca hükümdarlar ya da vezirler tarafından yaptırılmış büyük camilerin ya da külliyelerin de birer sıbyan mektebi bulunurdu. Öğretmenler medrese öğrenimi görmüş kimselerdi. Çocuklar 4-5 yaşlarındayken “amin alayı” denen bir törenle mektebe başlatılırdı. Bu mekteplerin amacı çocuğa Kuran okumayı, yazı yazmayı, dört işlemin kurallarını öğretmek, dini görevlerin gerektirdiği basit bilgileri vermekti.

Medreseler

Osmanlı Medreseleri’nde talebeler Sıbyan Mektepleri’ni bitirip veya o seviyede hususi bir eğitim gördükten sonra medreselere girebilmekteydi. Zira en aşağı derecelerdeki Haşiye-i Tecrid Medreseleri’ndeki dersleri bile anlayabilmek için hiç olmazsa okuma yazmanın ve bir miktar ilmihal bilgisinin olması gerekiyordu. 

Tavsiye Edilen Dış Link : Tarihbilimi