Osmanlı Devleti’nin Dağılmasını Önlemeye Yönelik Fikir Akımları

Osmanlı Devleti’nin Dağılmasını Önlemeye Yönelik Fikir Akımları

Osmanlı Devleti’nin Dağılmasını Önlemeye Yönelik Fikir Akımları, konu anlatımı 8. Sınıf İnkılap Tarihi kitap ve ders notları kullanılarak derlenmiştir.

19. yüzyıl başlarında Osmanlı Devleti dağılma sürecine girdi. Bu gelişme üzerine Osmanlı aydınları ve devlet adamları dağılmayı önlemeye yönelik fikirler üretmeye ve çözüm yolları bulmaya çalıştılar. Böylece devletin parçalanıp dağılmasını önlemek için bazı fikir akımları ortaya çıktı.

Osmanlı Fikir Akımları Kısaca;

  • Osmanlıcılık
  • İslamcılık
  • Türkçülük
  • Batıcılık

Osmanlı Fikir Akımları

Osmanlıcılık

Osmanlı Devleti’nin dağılmasını önlemek amacıyla devletin sınırları içinde yaşayanları hangi din veya milletten olursa olsun kaynaştırarak bir Osmanlı milleti oluşturmayı amaçlar. Osmanlıcılık fikrini savunanlar, Genç Osmanlılar Cemiyeti adı altında örgütlendiler.

Başlıca temsilcileri Şinasi, Namık Kemal ve Ziya Paşa’dır. Cemiyet, Devleti yıkılmaktan kurtarmak için haklar bakımından herkesin eşit olması gerektiğini savundu. Meşrutiyet yönetimine geçilmesini savunarak başta Balkan milletleri olmak üzere halkın tamamını yönetime katıp Osmanlı vatandaşı olma bilincini yerleştirmeyi amaçladı.

Osmanlıcılık düşüncesi, çeşitli milletlerin Osmanlı birliğinden ayrılmasıyla başarısız olmuştur. Bu düşünce, Balkan Savaşları sonunda önemini kaybetse de Osmanlı Devleti’nin yıkılışına kadar varlığını sürdürmüştür.

İslamcılık (Ümmetçilik)

İslami kuralların devlet hayatına tam anlamıyla hakim olmasını ve Müslümanların Osmanlı halifesinin etrafında toplanmasını savunan fikir akımıdır. Başlıca temsilcileri Cemalettin Afgani, Sait Halim Paşa, Mehmet Akif (Ersoy)’tir. Bu fikri savunanlara göre İslamcılık, devlet ve toplum düzenlerinin içinde en gelişmişi ve en yararlısıdır.

Bu nedenle İslami kurallar, ödün verilmeden devlet hayatı ve toplumsal yaşamda uygulanmalı, yeryüzündeki bütün İslam ülkeleri arasında birlik kurulmalıdır. 2. Abdülhamit Dönemi’nde etkili olan bu fikir akımına göre Osmanlı padişahı aynı zamanda Müslümanların halifesi olduğu için kurulacak birlik, devlete eski gücünü ve saygınlığını yeniden kazandıracaktır.

Türkçülük

Ziya (Gökalp), Yusuf (Akçura), Gaspıralı İsmail ve Mehmet Emin (Yurdakul) gibi aydınların savunduğu bu fikir akımına göre Osmanlı Devleti dini, dili, soyu ve ülküsü bir olan topluma dayanarak ayakta kalabilirdi. Türkçülük akımı, Osmanlı yönetimi altında yaşayan Türklere milli bilinç kazandırmayı amaçlamıştır. 2. Meşrutiyet öncesinde kültürel alanda kendini göstermişken daha sonra büyük Türk birliğini kurma idealine (Turancılık) dönüşmüştür.

Batıcılık

18. yüzyıldaki ıslahatlara dayanan bir fikir akımıdır. Bu fikir akımıyla Batı’nın bilim ve tekniğini, yönetim biçimini ve düşünce yapısını alarak Osmanlı Devleti’nin geri kalmışlıktan kurtarılması ve yıkılmasının önlenmesi amaçlanmıştır. Başlıca temsilcileri Abdullah Cevdet, Celal Nuri (İleri) ve Tevfik Fikret’tir.

Osmanlı Devleti’ni, dağılmaktan ve yıkılmaktan kurtarmak için çareler arandı. Fakat tüm çabalar sonuçsuz kaldı. 19. yüzyılın sonlarından itibaren ortaya atılan fikir akımları ve yenileşme çalışmaları sorunu çözemediği gibi toplum içindeki ayrılıkları da ortadan kaldırmaya yetmedi. Bunun nedeni, bu fikirlerin toplumun geneline yayılamaması ve milliyetçilik akımı sonucu ortaya çıkan bağımsızlık hareketlerinin giderek hız kazanmasıydı.