Felsefi düşüncenin nitelikleri

Felsefi düşüncenin nitelikleri

Ekim 17, 2019 0 Yazar: dilimiz

Felsefi düşüncenin niteliklerini anlamak için felsefenin ortaya çıkışını bilmek önemlidir. , insanın evren, hayat ve kendi varlığı üzerinde düşünmeye başlamasının bir sonucudur. Bu anlamda felsefe sorgulayıcı düşünceden doğmuştur. Kökünde merak ve hayret duygusu yer almaktadır. Merak ve hayretin olmadığı yerde düşünme ve bilgi de olmaz.

Her toplumda insan, hayat ve evrene ilişkin sorulara verilmiş cevaplar vardır. Bu cevapların bir kısmı toplumun geleneksel inanışlarına dayalıdır. Milletlerin kültüründe yer alan olağanüstü olayların anlatıldığı mitoslar bu inanışların bir parçasıdır. Eski Yunan’da felsefi düşünceden önce insanlar yaşadıkları ve bilmek istedikleri şeyleri mitoslar yoluyla açıklıyordu.

Felsefi akla dayalıdır

İnsan her zaman güvenilir bilgilere ihtiyaç duymuştur. Bu nedenle insan yaşadığı evreni, hayatı ve olayları bir düzenlilik içerisinde açıklamaya çalışmıştır. Hayatımızı belirleyen düşünceler, düşüncelerimizi belirleyen ise sorulardır. Thales (Tales), bu çerçevede ilk defa her şeyin başlatıcısı olan bir ilk nedeni akla dayalı olarak sorgulamaya başlayan ilk filozoftur.

Thales , her şeyin kendinden çıktığı ilk nedenin ne olduğunu sorgulamıştır. Bu ilk nedeni “arkhe (ana madde) nedir?” sorusuyla araştırmıştır. Bu çaba akla dayalı bir eylemdir. Akıl, Yunancada “logos” sözcüğü ile dile getirilmektedir. Logos, doğru söz, konuşma, düşünce, akıl ve bilgi gibi anlamlara gelir. Bu kavramı ilk defa kullanan filozof Herakleitos (Hereklitos) olmuştur.

Herakleitos da Thales gibi evrendeki değişim ve dönüşümün mitoslarda anlatıldığı gibi olmadığını düşünüyordu. Ona göre evrendeki değişimi belirleyen temel yasa “logos”tur. Herakleitos, logosu düşüncesinin temel ilkesi yaparak evreni bu ilke ile açıklamıştır. Filozoflar akla dayalı açıklamalar ortaya koymuştur. Her filozof kendi düşünce ve bakış açısını dile getirir.

Felsefi düşünce, bilgi, varlık, değer üzerine bir sorgulamadır

Felsefenin amacı tamamen yabancı olduğumuz bu dünyada sahip olduğumuz doğru bilgiler yardımıyla adil, güzel, akla uygun, mantıklı, sistemli bir dünya inşasına çalışmaktır. Bunun yolu da her şeyden önce ne bildiğimiz, ne kadar bildiğimiz ve içinde yaşadığımız evren hakkında ne söyleyebileceğimizle ilgilidir.

Felsefi düşünce, refleksiftir.

Felsefe insanın kendi üzerine düşünmesi anlamında refleksiftir. Filozof, yalnızca düşünmez. Düşünceleri üzerine de düşünür. Bu eylem düşünmeyi düşünmedir. Düşüncenin kendi üzerine yönelmesi, öze dönük bir eylemdir. Bu durumda, felsefeye düşünce hakkında düşünce denebilir.

Felsefi düşünce, yığılımlı ilerler.

Felsefi düşünce, filozofların ortak birikimi ile oluşur. Bu anlamda felsefe birikimli bilgidir. Örneğin, İlk Çağ’da filozofların sorguladığı “Bilgi nedir?, Sanat nedir?, Varlık nedir?” gibi sorular hâlâ yanıtlanmaya çalışılmaktadır. Böylece her filozof kendi düşünceleriyle bu sorulara açıklamalar getirmekte ve felsefeye yeni bilgiler katmaktadır. Bu durum, felsefenin yığılımlı ilerlediğini gösterir. Bu durum felsefeyi bilimden ayıran bir özelliktir. Bilimler ispatlanmış doğrulara bağlı ilerlerken felsefe bir konu üzerine tutarlı bilgiler ortaya koyar.

Felsefi düşünce, eleştirel ve sorgulayıcıdır.

Felsefe, ayak izinin olmadığı bir yolda yürüme cesareti gösterebilmektir. Diğer bir deyişle, insanın kendi aklı ve düşünceleriyle yolunu çizmesidir. Kant, bu durumu “Kendini aydınlatma cesaretini göster.” diyerek dile getirir. Bunun için ilk önce cesaret, şüphe ve bilme çabası gerekmektedir.

Felsefede sözünü ettiğimiz şüphe gündelik yaşamdaki şüphelerimiz gibi değildir. Felsefi şüphe bir hakikate ulaşmak için doğru bildiğimiz yargıları sorgulamamızı sağlar. Örneğin, “Arkadaşımın zamanında geleceğinden emin değilim.” ifadesi gündelik şüpheye, “Bildiklerimin doğruluğundan nasıl emin olabilirim?” şüphesi felsefi şüpheye örnek verilebilir. Şüphe etmenin ilk adımı gördüklerini sorgulamaktan geçer.

Felsefi düşünce, sistemlidir

Sistem, çeşitli konularla alt konuların birbirine bağlı olduğu bir bütünü dile getirir. Sistem, tutarlı bir şekilde organize olmuş birbirleriyle bağlantılı ögeler bütünü olarak da anlaşılabilir. Örneğin, sinir sistemi, Güneş sistemi, felsefe sistemi. Sistemli bilgi, birbiriyle tutarlı ve bütüncül olma özelliği taşıyan bilgidir.

Her felsefi sistem önce kavramlarına ilişkin belli tanımlar ortaya koyar. Daha sonra bu tanımlamalardan mantıksal sonuçlara ulaşılır. Bu bakımdan felsefi sistemlerde birbiriyle anlamca uygunluk içerisinde olmayan yani çelişen görüşlere yer yoktur. Her felsefi sistem kendi içerisinde tutarlıdır.

Bu anlamda filozofun tüm söylemleri birbiriyle tutarlıdır. Platon’un varlık görüşü, bilgi, ahlak, siyaset, din ve sanat görüşleri birbirini tamamlar. En son ortaya çıkan bütüncül görüş, filozofun felsefi sistemi olur. Bir filozofun görüşlerini sistemli hâle getirmesi uzun zaman ve emek gerektiren bir çalışmadır.