Astronominin Tarihi

Astronominin Tarihi

Ocak 15, 2018 0 Yazar: dilimiz

Yüzyıllar önce dünya nüfusu bugünkünden çok daha az olduğu için yerleşim bölgeleri de bu kadar geniş bir alana yayılmamıştı. İnsanoğlunun yerleşim için iklim olarak uygun, ve tarıma elverişli su kenarı bölgeleri tercih ettiğini fark ederiz. Şimdi farklı medeniyetlerin Astronominin tarihi ve katkılarını inceleyelim:

Babillerde astronominin tarihi

Bugünün Irak toprakları olan fırat ve dicle nehirleri arasında kurulmuş olan Babiller medeniyeti, kil tabletlere kaydetmek suretiyle gök cisimlerinin hareketlerini incelemişlerdir. Kayıt defteri olarak kullanılan tabletler incelendiğinde hava durumu, ay ve güneşin hareketleri ile gezegen ve yıldızların ilişkilerini incelediklerini ve açıkladıklarını kolayca görebiliriz.

Örneğin ay ve güneş tutulmaları ve saros dönemlerinin her 18 yılda tekrar ettiğini keşfeden babillerdir. Hala günümüzde de kullanımda olan takımyıldız adlandırması da babiller tarafından kullanılmıştır.

Mısırlılarda astronominin tarihi

Takvim tutma zorunluluğu nil nehrinde ki taşkınların tarım alanlarına verdiği zarar neticesinde ortaya çıkmıştır. Buna istinaden bir günün 24 saat olması ve güneşi temel alan takvim özellikleri Mısırlıların astronomi alanında günümüze kadar gelen bilgileridir.

Orta Asya Türklerinde astronominin tarihi

Orta Asya Türkleri evrenin altın veya demir bir kazık etrafında dönen kubbe olduğunu savunmuşlar ve 12 hayvanlı Takvimini kullanmışlardır. Bu düşünceleri neticesinde evrenin etrafında döndüğü demirkazık ismini kutup yıldızına vermişlerdir.

Çinlilerde astronominin tarihi

MÖ 2300 yılına dayanan verilere göre çinliler günümüzde de Ay ve Güneş tutulmalarını gözlemleyebilmektedirler. Bu veriler ışığında Çinlilerin Ay, Güneş ve yıldızlar haricinde meteor ve meteorit gibi gök cisimleri hakkında da bilgi ve veri sahibi olduklarını rahatlıkla söyleyebilirim.

Eski Yunanlılarda astronominin tarihi

Babillerden çok etkilenen Eski Yunanlı insanoğluı ilk modellerini oluşturmuşlardır. Thales (Tales, MÖ 624-546) Dünya’nın suda yüzen yassı bir disk bulunduğunu, Anaksimander (MÖ 610-546) Dünya’nın uzayda yüzen bir silindir bulunduğunu düşünmüştür.

Dünya’nın küre şeklinde bulunduğunu ise İlk olarak Pisagor (Pisagor, MÖ 580-500) ileri sürülmüştür. Aristo (MÖ 384-322), Batlamyus (MÖ 85-165) ve Hipparchus (Hiparkus MÖ 190-120) yanda verilen yer merkezli evren modelini ileri ürmüşlerdir. Bu modelle gezegenlerin görünen hareketlerini açıklamaya çalışmışlardır.

Bunun dışında Aristo Dünya’nın küre şeklinde bulunduğunu da belirtmiştir. Aristo ile aynı dönemde yaşayan Heraklit (MÖ 387-312), bununla beraber Dünya’nın kendi ekseni çevreında döndüğünü ileri devam etmişse de bu düşüncesi kabul görmemiştir. Hipparchus, geliştirdiği yıldız parlaklığı hesaplama sistemi ile çağdaş astronominin babası olmuştur. Güneş merkezli ilk evren modeli ise Aristarchus (Aristarkus, MÖ 310-230) tarafından geliştirilmiştir.

İslam Dünyasında astronomi ve tarihi

Dönemlerine gore modern gözlemevlerinin kurulmuş olması ile İslam dünyası çağdaş astronomi biliminin gelişmesine çok önemli katkılarda bulunmuştur.

Arapların Latince eserlerin tercümesiyle ilgilenmeye başladıkları astronomi bilimi, İslamiyet’in yayılmasıyla beraber dinî günler, namaz ve oruç vakitleri, kıble yönünün tayini gibi mevzularda daha da önem kazanmıştır. El-Battani (MS 858-929 ) Güneş’in görünen hareketindeki düzensizlikleri incelemiş, Ekvator düzlemi ile ekliptik arasındaki açıyı çok büyük bir yaklaşıklıkla hesaplamıştır.

El-Birûnî (MS 973 – 1048) Kanun isminde eseri ile Dünya’nın kendi ekseni çevreında dönüyor olabileceği düşüncesini ortaya koymuş, yerkürenin çevresini hesaplamayı başarmıştır.

Ek olarak ekliptik eğimini gerçek değerine çok büyük bir yaklaşıklıkla ölçen ilk bilim insanıdır. Ünlü bir şair olarak tanınan Ömer Hayyam ise astronomi alanında yaptığı çalışmalarla günümüz astronomi bilimine ışık tutmuştur. 1260 yılında Nasîrüddin Tûsî (MS 1201-1274) tarafından Meraga’da bir gözlemevi kurulmuştur.

Hemen hemen aynı dönemlerde İlhanlı hükümdarı tarafından Tebriz’de yapılan gözlemevinde Güneş gözlemleri için yeni aletler geliştirilmiştir. Yüceğ Bey’in kurdurduğu Semerkant’taki gözlemevinde yetişen Kadızade Rumi (MS 1364-1436) ve Ali Kuşçu (MS 1403-1474) devri’nin önde gelen astronomlarıdır.

Avrupa’da Astronomi

Avrupa’da, Hristiyanlığın yaygınlaşması sonucu Aristo’nun fikirlerinin kabul görmemesi astronominin bir dehemmiyet geri kalmasına niçin olsa da Rönesans’la beraber İslam bilginleri tarafınca yazılan eserlerin tercüme edilmesi ile yine gelişmeye adım atmıştır.

1473-1543 senelerı arasında yaşayan Nicolaus Copernicus (Nikılıs Kopernik) Güneş merkezli evren modelini benimsemiş, Tycho Brahe (Taykho Bırah, 1546-1601) Ay ve Güneş’in Dünya’nın etrafında öteki gezegenlerin ise Güneş’in çevresinde dairesel hareket yaptıklarını bulan bir model geliştirmiştir.

Tycho Brahe’ın öğrencisi Johann Kepler (1571-1630), Brahe’ın ghasret ve düşüncelerinden hareketle Kepler Yasalarını bulmuştur. Teleskobun icadı astronomi çalışmalarına ve gelişmelere hız kazandırmıştır.

Galile (1564-1642) Samanyolu galaksisinin çok sayıda yıldızdan meydana geldiğini gözlemlemiştir. Jüpiterin dört uydusunu keşfetmiş, Güneş’in kendi ekseni çevreında 26 günlük periyotlarla dönme hareketi icra ettiğinı bulmuştur.

Astronomiye en önemli katkılardan birisini icra eden isim ise 1642-1727 senelerı arasında yaşayan İngiliz bilim insanı Sır Isaac Newton’dur (Sör Ayzek Nivtın). Newton evrensel çekim yasasında Güneş ve gezegenler arasındaki çekim kuvvetinin Güneş ile gezegenlerin birbirlerine olan uzaklıklarının karesi ile ters orantılı bulunduğunu ifade etmiştir.

Astronomi’nin ne olduğunu daha iyi anlamak için Astronomi Nedir? başlıklı konuyu, ziyaret etmenizi öneririm.