|
Türk Dili Kullanımı
BASINDA
TÜRK DİLİ KULLANIMI
Yazılı basında
yaygın olarak karşılaşılan yanlış kullanımlar, günlük
yaşamda sıklıkla yapılan yanlışlardan pek de farklı
değildir.
Bkz. Türkçe
Yanlışları, Radyo-TV
Yayınlarında Türk Dilinin Kullanımı, İmla,
Telaffuz
Hataları, Yabancı
Dilden Giren Kelimelerin Yazımında Karşılaşılan Yanlışlar,
Noktalama
bölümleri.
O nedenle
burada, son günlerde çeşitli gazete ve dergilerde, radyo
ve televizyon kanallarında karşılaşılan yanlış kullanım
örneklerinden bazıları değerlendirilecektir.
Örnek:
“Taxi,
fax, index, maximum, sex, dublex”
Sadece
basında değil, hemen her yerde kullanılmaktadır.
Yanlış:
Türk alfabesinde “x” harfi yoktur!
Batı
dillerinden dilimize giren sözcüklerde “x” harfinin
yerine “ks” harfleri kullanılır.
Doğru:
Taksi, faks, indeks, maksimum, seks, dubleks...
Örnek:
“Show,
Flash, Pasha, cafe”
Hemen
her yerde yanlış kullanılmaktadır.
Yanlış:
Yabancı dilden Türkçeye giren bir sözcük, Türkçenin
seslerine ve harflerine uygun olarak yazılmalıdır. (Bkz.
Yazım teknikleri)
Doğru:
Şov(=gösteri),
Flaş
Kafe
(=kahvehane)
Paşa (İngilizce özentisiyle
bozularak yazılmış şekliyle değil, doğru şekliyle yazılmalı)
Örnek:
“Türk
kahvesi”
Hemen
her yerde yanlış kullanılmaktadır.
Yanlış:
Türkiye’de olduğumuza göre, Türk kahvesi demek anlamsızdır.
Ancak dışarıdan gelen herhangi bir kahveyi özel olarak
belirtmek gerekir(Arjantin kahvesi, İngiliz kahvesi,
neskafe gibi).
Örnek:
“Günün
en yüksek sıcaklık dereceleri...”
Hemen
her radyo ve televizyon kanalında yanlış kullanılmaktadır.
Yanlış:
Kastedilen “hava ısısı”dır.
Doğru:
Günün en yüksek ısısı...
Örnek:
“Dinleyicilerimize/İzleyicilerimize
iyi günler diyorum.”
Hemen
her radyo ve televizyon kanalında yanlış kullanılmaktır.
Yanlış:
Konuşan kişi, zaten söyleyeceğini doğrudan söylüyor,
bir başkasından aktarıyormuş gibi dolaylandırma ifadesi
kullanılmasına gerek yok.
Doğru:
İyi günler sayın dinleyiciler/izleyiciler.
Örnek:
“Konuğumu
size tanıştırayım”
Hemen
her radyo ve televizyon kanalında yapılan bir yanlışlık.
Yanlış:
1. Tanıştırma, iki kişinin karşılıklı olması halinde
mümkündür. Tv ve radyo gibi kitle iletişim araçlarında
konuğu dinleyicilere/izleyicilere “tanıtmak” söz konusudur.
Bkz. Yanlış anlamda kullanılan sözcükler.
2.
Eylem, “-e tanıştırmak” değil, “ile tanıştırmak” şeklinde
kullanılır.
Doğru:
Konuğumu size tanıtayım.
Örnek:
“Afedersiniz,
kendimi tanıştırmadım.”
TRT 1,
Üzgünüm Leyla, 9.10.2000
Yanlış:
Tanıştırmak, iki kişinin karşılıklı olarak yapacağı
bir eylemdir(işteş eylem). İki kişi tanışır ya da üçüncü
kişi tarafından iki kişi birbiriyle tanıştırılır. Ama
kişi kendini tanıştıramaz, tanıtır.
Doğru:
Afedersiniz, kendimi tanıtmadım.
Örnek:
“Seyirciden
çok olumlu tepkiler aldık.”
Hemen
her radyo ve televizyon kanalında
Yanlış: “Tepki” sözcüğü
olumsuz anlam taşır. Bu nedenle “olumlu tepki”den söz
edilemez.
Bkz. Çelişen
sözler.
Doğru:
Seyirciler
bizi çok olumlu karşıladı.
Seyircinin
bizimle ilgili düşünceleri çok olumluydu.
Örnek:
“İçişleri
eski bakanı ... ”, “Meclis eski başkanı
...”
“Başbakan
Sayın Bülent Ecevit”, “Profesör Doktor Sayın
...”
Hemen her
radyo ve televizyon kanalında
Yanlış:
İçişleri bakanı, meclis başkanı, başbakan ..., profesör
doktor ..., kalıptır. O nedenle “eski” ve “sayın” sözcüklerinin
kalıbın önüne getirilmesi gerekir. Bkz. Yanlış
yerde bulunan sözcükler.
Doğru:
Eski
içişleri bakanı ..., eski Meclis başkanı ...
Sayın
Başbakan Bülent Ecevit, Sayın Prof.Dr. ...
Örnek:
“Programımızın
yayın akışını hatırlatıyorum. ”
TRT 1
Yanlış:
Daha önceden bilinen, yaşanmış olan vs. bir olay hatırlatılır.
Burada hatırlatma değil, bildirme söz konusudur. Bkz.
Yanlış anlamda kullanılan sözcükler.
Doğru:
Programımızın
yayın akışını bildiriyorum/sunuyorum.
Bugünkü
yayın akışımız şöyle: ...

Örnek:
“Merhaba
sevgili TRT 3 dinleyicileri!”
TRT 3
Yanlış:
“Sevgili”, TRT’nin değil, dinleyicilerin tanımlayıcısıdır.
Doğru:
“Merhaba,
TRT 3’ün sevgili dinleyicileri!”
Örnek:
“Dünyanın
ilk üç bıçaklı traş makinesi.”
Gilette
reklamı
Yanlış:
“İlk”, üç bıçaklının değil, traş makinesinin tamlayıcısıdır.
Bu, sadece diziliş bakımından değil, söyleyiş vurgusu
bakımından da önemlidir.
Doğru:
Dünyanın
üç bıçaklı ilk traş makinesi.
Örnek:
“Daha
içeride neler var”
Lee Cooper
reklamı
Yanlış: “Daha”, “içeri”nin
değil, “neler”in tamlayıcısıdır.
Doğru:
İçeride
daha neler var!

Örnek:
“Lütfen
istemeden pasonuzu gösteriniz.”
EGO Otobüslerinin
camlarından
Yanlış:
Duyurudan “İstemeye istemeye de olsa pasonuzu göstermelisiniz”
anlamı çıkıyor. Oysa “sizden istenmesini beklemeden,
kendiliğinizden pasonuzu göstermelisiniz” denmek isteniyor.
Bkz. Yanlış anlamda kullanılan sözcükler
Doğru:
Lütfen
istenmeden pasonuzu gösteriniz.

Örnek:
“Türkiye’de
sansür geri gelmez.”
Show TV,
Ana Haber Bülteni, Haber hakkında geçen alt yazı, 13.9.2000
Yanlış:
1. Ek kullanımında yanlışlık.
2.
Özne kullanımında yanlışlık. Bkz. Özne yanlışlıkları.
Doğru:
Sansür,
Türkiye’ye geri gelmez.

Örnek:
“Apartmanda
tadilat nedeniyle kapı kapalı olup şubemiz açıktır.”
Bir apartmanın
önüne banka tarafından konulan ilan
Yanlış:
Cümlede mantık ve anlam bulanıklığı söz konusu. İfadeden
apartmandaki tadilat nedeniyle şubenin açık olduğu anlamı
çıkıyor. Şube hizmet veriyor mu? Kapı kapalı olduğuna
göre, bankaya ulaşmak isteyen kişinin ne yapması gerekiyor?
Cümle ikiye bölünüp müşteriye açıklama getirilmeli.
Doğru:
Tadilat
nedeniyle apartmanın dış kapısı kapalıdır. Ancak şubemiz
hizmete devam etmektedir. Lütfen zili çalınız ve bekleyiniz.
Örnek:
Metro
açılış töreninden: “İstanbul’un yıllar süren rüyası
sona eriyor.”
Atv, Ana
Haber Bülteni, 17.9.2000
Yanlış:
“Rüyanın sona ermesi” istenmeyen bir durumun gerçekleşmesi
halinde kullanılan bir ifadedir. Oysa burada yıllar
süren bir çalışmanın sonunda metronun açılması ve bir
rüyanın gerçekleşmesi kastediliyor (Bkz. Yanlış
anlamda kullanılan sözcükler). Ayrıca “yıllar
süren rüya” ifadesi de gereksiz ve anlamsız.
Doğru:
İstanbul’un
rüyası gerçek oluyor(gerçeğe dönüşüyor).
İstanbul’un
hayali gerçekleşiyor.
Örnek:
“Alkollü
gencin saldırdığı kimse kalmamıştı.”
Atv, Ana
Haber Bülteni, 17.9.2000
Yanlış:
Ek kullanım yanlışı.
Doğru:
Alkollü
gencin saldırmadığı kimse kalmamıştı.

Örnek:
“Ayrıca
tekvandoda bir galibiyet alırken Süreyya Ayhan’ın 1500
metrede yarı finalde kalması 27 Eylül’ü Türk
kafilesi için güzel bir gün haline dönüştürdü.”
Altan
Ayanoğlu, ”Sydney Günlüğü, Cumhuriyet, 28.9.2000
Yanlış:
1. Özne eksikliği(Tekvandoda galip gelen kişi kim?)Bkz.
Türkçe Yanlışlıkları: Özne yanlışlıkları.
2.
Bağlam kopukluğu(tekvando, koşu vs.) ve anlam bulanıklığı(Gün
kötü mü başlamıştı?)
3.
Gereksiz sözcük kullanımı (“Haline dönüştürdü = güne
dönüştürdü) Bkz. Gereksiz sözcükler.
Doğru:
Tekvando
yarışmalarında ....’nın başarılı olmasının(rakibi ...’ı
yenmesinin) yanı sıra atletizm yarışmalarında Süreyya
Ayhan’ın 1500 metrede yarı finale kalması, 27 Eylül’ü
Türk kafilesi için güzel bir güne dönüştürdü.
Örnek:
“Çektiğiniz
filmler içinde bana ufuk vermiş olanlar var.”
Selim İleri,
Selim İleri’nin Not Defterinden”, BRT, 30.9.2000

Yanlış:
İfade yanlışlığı.
Doğru:
Çektiğiniz
filmler içinde bana ufuk açmış olanlar var.
Örnek:
“Ben sizin
çok setinize geldim.” Selim İleri, Selim İleri’nin
Not Defterinden”, BRT, 30.9.2000
Yanlış:
Bkz. Yanlış yerde bulunan sözcük.
Doğru:
Sizin
setinize çok geldim.
Sizin
birçok setinize geldim.

Örnek:
“Çelik
Erişçi aradı. Not bırakmış. Geri aradım.
Not bıraktım. O beni aradı.”
Perihan
Mağden, “Tacize Karşı İki Başına”, Radikal, 17.9.2000
Yanlış:
1. İki cümlenin yüklemi arasında zaman uyumsuzluğu var
(aradı, not bırakmış)
2.
İlk yüklem, bilinen, yaşanmış bir olayı(görülen geçmiş
zaman); ikinci cümlenin yüklemi ise aktarılan (rivayet
edilen zaman, aktarılan zaman) bir olayı ifade ediyor.
Yazar, Ç.Erişçi’nin aradığını dolaylı olarak öğrendiğine
göre her iki cümlenin de zamanı, aktarılan geçmiş zaman
olmalıdır.
3.
“Geri aramak” yerine “ben de onu aradım” denmesi daha
doğru ve güzel bir kullanımdır.
4.
Beş cümlede üç kez aynı sözcük tekrar ediliyor.
Doğru:
Çelik
Erişçi aramış, not bırakmış. Ben de onu arayıp not bıraktım.

Örnek:
“Arkadaşlarımın
çoğu yazılarımı okumuyor. Hayat gailesinden. Çok
gaileler içinde insanlar.”
Perihan
Mağden, “Tacize Karşı İki Başına”, Radikal, 17.9.2000
Yanlış:
1. Bir önceki cümlede “Hayat gailesinden” denerek sorun
açıklanıyor. Tekrar aynı şeyi yazmak, gereksiz.
2.
Çokluk bildiren bir sözcük ile çokluk eki birarada kullanılmaz;
“çok insanlar”, “çok sorunlar”, “birçok öğrenciler”
gibi.
Doğru:
Arkadaşlarımın
çoğu, hayat gailesinden yazılarımı okuyamıyor.
Arkadaşlarımın
çoğu, hayat gailesine düştüklerinden, yazılarımı
okuyamıyor.

Örnek:
“Halbuki
Duvar’da anlatılanlar kurgu değil, gerçekti.”
Cumhuriyet
Dergi, 1.10.2000, 758: 3.
Yanlış:
Kurgu, anlatıya dayalı bir eserin yapısı için kullanılan
bir terimdir. Kurmaca ise anlatıya dayalı bir eserde
saymaca bir dünya kurmaktır. Bkz. Birbiriyle
karıştırılan sözcükler, Yanlış anlamda kullanılan
sözcükler.
Doğru:
Halbuki
Duvar’da anlatılanlar kurmaca değil, gerçekti.
Örnek:
“CHP Genel
Başkanı Altan Öymen, 78 yıllık tarihinde başarısız
Baykal siyasetiyle ilk kez TBMM dışında kalan partisini
ayağa kaldırmaya çabalıyor.”
Cüneyt
Arcayürek, “Huy Canın Altında”, Cumhuriyet, 12.9. 2000.
Yanlış:
Cümleden ilk anda çıkan anlam, 78 yıllık süreçte hep
başarısızlık yaşanmış ve partinin siyasetini hep Baykal
yönlendirmiş. Oysa 78 yıllık tarih, CHP’nin tarihi.
İfadelerin uygun şekilde yer değiştirmesi gerekli.
Bkz.Tümleç yanlışları.
Doğru:
CHP
Genel Başkanı Altan Öymen, Baykal’ın başarısız siyaseti
nedeniyle 78 yıllık tarihinde ilk kez TBMM dışında
kalan partisini ayağa kaldırmaya çabalıyor.

Örnek:
“Ersin
Bey, Seçkin Yaşar’la ve Yunanlı prodüktörle
konuşmayı reddediyor. Tek diyalog kurduğu kişi
ben oldum.”
Ayşe Köksal,
“İstanbul Sevgilisine Hasret”, Cumhuriyet, 1.10.2000
Yanlış:
1. “Yunanlı” değil, “Yunan” denmesi gerekiyor. Bkz.
Ulus adlarının
yazımı.
2.
Prodüktör, diyalog sözcüklerinin yerine Türkçe karşılıkları
olan yapımcı, konuşma sözcükleri yeğlenebilir. Bkz.
Türkçe Sözcüklerin Yerine Batı Dillerinden Giren
Sözcüklerin Kullanılması.
3.
“Tek”, diyaloğun değil, kişinin tamlayıcısıdır.
Bkz. Yanlış yerde bulunan sözcükler.
Doğru:
Ersin
Bey, Seçkin Yaşar’la ve Yunan yapımcıyla konuşmayı reddediyor.
İletişim kurduğu (konuştuğu) tek kişi, bendim.

Örnek:
“Amerikalı
Ann Johnson, komik kâğıt heykelleri, yaratıcı kıyafetleri
ve el sanatları tutkunlarının öğretmeni olarak tanınan
ödüllü bir sanatçı.”
Patchwork,
Eylül 2000, 5: 6.
Yanlış:
1. Yükleme bağlanan öğeler arasında bağın kuruluşuna
dikkat edilmeli.
2.
Amerikalı değil, Amerikan denmesi gerekir. Bkz.
Ulus
adlarının yazımı
Doğru:
Amerikan
Ann Johnson, komik kâğıt heykelleri ve yaratıcı kıyafetleriyle
el sanatları tutkunlarının öğretmeni olarak tanınan
ödüllü bir sanatçı.
Örnek:
“Cazseverlerin
çok hoşuna gideceği bir albüm.”
TRT 3,
28.9.2000, 21.30
Yanlış:
Ek kullanım yanlışı.
Doğru:
Cazseverlerin
çok hoşuna gidecek bir albüm.
Cazseverlerin
çok hoşuna gideceğini sandığımız bir albüm.
Örnek:
“Ürettikleri
kötü kalite çorapları rahip kılığında satmaya çalışan
iki kafadarın maceraları.”
Film tanıtım
broşüründen
Yanlış:
İki kafadar çorapları mı rahip kılığına sokup satıyorlar
yoksa kendileri mi rahip kılığına giriyorlar? Mantıksal
olarak ikincisi ama cümleye göre birincisi!
Doğru:
Ürettikleri
kötü kalite çorapları rahip kılığına girerek satmaya
çalışan iki kafadarın maceraları

Örnek:
Jennifer
Lopez’i tanımlarken: “Oyuncu, şarkıcı, dansçı ve bir
gangsterin sevgilisi.”
“En Pahalı
İspanyol”, Cumhuriyet Dergi, 1.10.2000, 258: 3.
Yanlış:
1. Özne yok.
2.
Lopez, dört kişinin de sevgilisi mi?
Doğru:
Jennifer
Lopez: Bir gangsterin sevgilisi, oyuncu, şarkıcı ve
dansçı.
Örnek:
“Denizli
ve Aydın’ın Kuşadası ilçelerinde dün gece hafif
şiddette iki deprem yaşandı.”
TRT 1,
Haberler, 2.10.2000
Yanlış:
Öğelerin sıralanışındaki ve çokluk ekinin kullanılışındaki
yanlışlık nedeniyle, hem Denizli’nin hem de Aydın’ın
Kuşadası ilçesi varmış gibi anlaşılıyor.
Doğru:
Aydın’ın
Kuşadası ilçesinde ve Denizli’de dün gece hafif
şiddette iki deprem yaşandı.

Örnek:
“Genellikle
okuduğum romanlar da filmlere konu ve ad oluyordular.”
Feridun
Andaç, “Hayatın Öte Yakası”, Cumhuriyet, 5.10.2000
Yanlış:
Ek kullanım sırası yanlış.
Doğru:
Genellikle
okuduğum romanlar da filmlere konu ve ad oluyorlardı.
Örnek:
“Ne sen
beni unut/Ne de sen benden vazgeçebil”
Şarkı
sözü
Yanlış:
1. İkinci dizedeki “sen” sözcüğü fazla.
2.
“De” bağlacının bulunduğu yer nedeniyle vurgu, “sen”
sözcüğünde. Oysa vurgu, “vazgeçme” eyleminde olmalı.
3.
“Vazgeçebilmek” eyleminin olumsuzu “vazgeçememek”tir.
Öte yandan “ne..ne..” karşılaştırma ifadesi, olumlu
eylemle kullanılabilir. Burada yapı bakımından doğru
olsa da, Türkçenin anlam ve anlatım güzelliğine uygun
olmayan bir kullanımla söz konusudur.
Doğru:
Ne sen
beni unut/Ne de benden vazgeçebil.
Beni
unutma/ Benden vazgeçeme
Örnek:
“Emin
değilim sensiz yaşayacağıma.”
Şarkı
sözü
Yanlış:
Ek kullanım yanlışlığı; “-e emin olmak” değil, “-den
emin olmak” şeklinde kullanılır.
Doğru:
Emin
değilim sensiz yaşayacağımdan”

Örnek:
“Kurudu
dudaklar/Çorak çöle döndü.”
Şarkı
sözü
Yanlış:
Sulak, bereketli çöl olmaz. Çöl, zaten çoraktır.
Bkz. Gereksiz sözcükler.
Doğru:
Kurudu
dudaklar/ Çöle döndü
Örnek:
“Hatıralar
daha henüz dün gibi”
Şarkı
sözü
Yanlış:
Hemen hemen aynı anlama gelen iki sözcük birarada kullanılmış.
Bkz. Yinelemeler.
Doğru:
Hatıralar
henüz dün gibi
Örnek:
“İddialarda
adı geçen Rauf Tamer dün Sabah üst yönetiminin aldığı
kararla aklanıncaya kadar yazılarına ara verdi.”
Sabah,
14.10. 2000
Yanlış:
Öğelerin yanlış sıralanması ve noktalama işaretlerinin
kullanılmaması, anlamın bulanıklaşmasına neden oluyor.
Sabah üst yönetimi mi R.Tamer’i aklayacak yoksa Sabah
üst yönetiminin aldığı kararla R.Tamer yazılarına ara
mı verdi? Bağlamı ve olayların akışını bilen bir okur,
kastedilenin ikincisi olduğunu anlar; ancak olayın unutulduğu
ya da okurun olaylardan haberdar olmadığı düşünülürse,
hangisinin kastedildiği anlaşılamaz.
Doğru:
Sabah
üst yönetiminin dün aldığı bir kararla, iddialarda
adı geçen Rauf Tamer, yargı tarafından aklanıncaya
kadar yazılarına ara verdi.
Örnek:
“Ancak
her iki vekilin de Meclis albümünde ‘İngilizce
biliyor’ yazması dikkat çekti.”
Sabah,
14.10. 2000
Yanlış:
Sözcük eksikliği ve ifade bozukluğu.
Doğru:
Ancak
Meclis albümünde her iki vekil hakkında da ‘İngilizce
biliyor’ yazması dikkat çekti.
Ancak
Meclis albümünde her iki vekilin de İngilizce
bildiğinin yazması dikkat çekti.

Örnek:
“Ancak
sonuçta çıkan ise, profesyonel dekora karşın fazla
soğuk öykü.”
Cumhuriyet,
14.10.2000
Yanlış:
Gereksiz sözcük kullanımı. Ancak ve ise sözcükleri,
aynı anlamı vermek için tek başına yeterli sözcüklerdir;
birlikte kullanılmaları gereksiz.
Doğru:
Ancak
sonuçta çıkan, profesyonel dekora karşın fazla soğuk
öykü.
Sonuçta
çıkan ise, profesyonel dekora karşın fazla soğuk
öykü.

Örnek:
“Günümüzün
en gözde sporlarından olan bowling’in izleri
eski antik Mısır’a dayanıyor.”
Milliyet,
14.10.2000
Yanlış:
1. Bowling, özel isim olmadığına göre ardından gelen
ekten ayırmak için kesme işaretinin kullanılmaması gerekir.
2. Türk
alfabesinde “w, x, q” harfleri yoktur. (Çünkü Türkçede
bu sesler yoktur). O halde “w” yerine “v” kullanılmalıydı.
3. “Antik”
dönem, Yunan uygarlığı için geçerlidir. Kaldı ki yeni
Antik dönemden söz edilemeyeceğine göre iki sözcüğün
birlikte kullanılması yanlıştır.
Doğru:
Günümüzün
en gözde sporlarından olan bovlingin izleri eski
Mısır’a dayanıyor.

Örnek:
“Yollar
bir dolu tehlikelerle dolu.”
TRT 1,
Tibet’te Yedi Yıl filminden, 15.10.2000
Yanlış:
1. “Bir dolu”, zaten çokluk ifade ediyorken tamladığı
sözcüğün de çokluk eki almasına gerek yoktur.
2.
Kısacık bir cümlede aynı sözcük iki kez kullanılmamalıdır.
Doğru:
Yollar
birçok tehlikeyle dolu.

Örnek:
“Sadece
bir rüyaydı. Kötü bir kâbus gördün.”
TRT 1,
Tibet’te Yedi Yıl filminden, 15.10.2000
Yanlış:
Kâbus, kötü, korkulu rüya demektir. İyi kâbus olmaz.
Doğru:
Sadece
bir rüyaydı. Kâbus gördün.

Örnek:
“Acı
sonla biten sadakat öyküsü Denizli’den.”
Star, Ana
Haber bülteni, 16.10.2000
Yanlış:
“Son” ve “bitmek”, gibi aynı anlamlı iki sözcük yan
yana kullanılmaz. Bkz. Yinelemeler.
Doğru:
Acı
biten sadakat öyküsü Denizli’den.
Sonu
acı olan/gelen sadakat öyküsü Denizli’den.
Acıyla
sonlanan sadakat öyküsü Denizli’den.
Örnek:
“Başkasının
arabasını çalıyorsun!”
Show TV,
“Dürüst Oyun” filminden, 21.10.2000

Yanlış:
İnsan kendi arabasını çalamaz, olsa olsa başkasının
arabasını çalabilir.
Doğru:
Başkasının
arabasını alıyorsun! / Araba çalıyorsun!
Örnek:
“Bize çok
iyi misafirlik gösterdiler.”
Kiss FM,
Haber bülteni, 19.10.2000
Yanlış:
Misafirlik gösterilmez, misafirperverlik gösterilir.
Doğru:

Bize çok
iyi evsahipliği yaptılar. / Bize çok misafirperverlik
gösterdiler.
Örnek:
“Güzellikleri
tepkileriyle desteklesinler ki, seyircilerimiz...”
Flash TV,
20.10.2000
Yanlış:
Tepki, olumsuz anlam içerir, desteklemek ise olumlu
bir eylemdir. Anlamca birbiriyle çelişen iki söz, birarada
kullanılmamalıdır.
Doğru
Seyircilerimiz,
güzellikleri desteklesinler ki...

Örnek:
“TRT Yönetim
Kurulu üyeleri: Profesör Ahmet..., Profesör
Mehmet...”
TRT 1,
Ana Haber Bülteni, 20.10.2000
Yanlış:
Profesörlük, akademik bir unvandır ve doktor unvanını
alan bir araştırmacı akademik ilerlemesinin her aşamasında
bu unvanı diğerleriyle birlikte kullanır (Profesör Doktor/Prof.Dr.,
Doçent Doktor/ Doç.Dr., Yardımcı Doçent Doktor/Yard.Doç.Dr.).
Ancak doktora yapmadan profesör olmuş kişiler için(fahri
profesörlük, devlet tarafından verilen profesörlük unvanı
vs.) sadece “profesör” unvanı kullanılır.
Doğru:
TRT
Yönetim Kurulu üyeleri: Profesör Doktor Ahmet...,
Profesör Doktor Mehmet...
Örnek:
“Bitanem”
Şarkı
sözünden
Yanlış:
Ses ve harf atlaması.
Doğru:
Birtanem

Örnek:
“Sensiz
kederlerdeyim, ateşlerdeyim, yangınlardayım”
Şarkı sözlerinden
Yanlış:
Türkçenin yapısına aykırı biçimde çokluk ekinin kullanımı.
Doğru:
“Sensiz
kederliyim. İçim yanıyor.”
|