|
Dil Bilgisi
SES BİLGİSİ - Ünlü Fonemler
- Ünlü Fonemlerle İlgili Özellikler
Önlük-Artlık
Uyumu:
Yaygın
olarak büyük ünlü uyumu adıyla bilinen bu özellik
yalnız Türkçe kökenli sözcüklerle ilgilidir. Bu uyuma
göre Türkçe bir sözcükte ya ön ünlüler (yaygın ve yanlış
kullanıma göre ince ünlüler), ya da art ünlüler
(yaygın ve yanlış kullanıma göre kalın ünlüler) bulunur.
Art
Ünlüler: a, ı, o, u
Ön Ünlüler: e, i, ö, ü
o ve ö
ünlüleri yalnız ilk hecede bulunabildiğinden, Türkçe
sözcüklerdeki ünlü sıralanışı genel olarak şöyledir:
İlk Hece
Diğer Heceler
e, i,
ö, ü e, i, ü
a, ı, o, u a, ı, u
Türkçe
Sözcüklerde Uyumun Bozulması
Önlük-artlık
uyumu bir sözcüğün Türkçe olup olmadığını anlamamıza
yardımcı olabilir ancak Türkçe oldukları halde pek çok
nedenle önlük-artlık uyumu dışında kalmış olan sözcüklerimiz
de vardır. Bu nedenleri sıralarsak:
a. Birleşik
sözcükler doğal olarak bu uyumun dışında kalabilirler:
gecekondu, atasözü, bugün (bu sözcük İngilizce
today karşılığında kullanılıyorsa bitişik, this
day karşılığında kullanılıyorsa ayrı yazılır) vb.
b. Eski
Türkçe'de uyuma girdiği halde bugün çeşitli nedenlerle
uyumdan çıkmış sözcükler vardır: anne, kardeş, elma,
şişman, inan-, hani, hangi, dahi (bağlaç)
vb.
c. Türkçede
uyuma girmeyen ekler vardır ve bu ekleri alan sözcüklerde
önlük-artlık uyumu bozulabilir. Sıralarsak:
-daş, -taş: din-daş,
meslek-taş, fikir-daş vb.
-leyin: akşam-leyin, sabah-leyin vb.
-ken: oynar-ken, çocuk-ken vb.
-mtırak: ekşi-mtırak, yeşil-i-mtırak vb.
-ki: yukarıda-ki, ağaçta-ki vb.
-yor: gel-i-yor, sürüklü-yor (< sürükle-), çek-iyor
vb.
Ödünç
Sözcüklerde, Eklenme Sırasında Uyumun Bozulması
Alınma
sözcükler de eklenme sırasında önlük-artlık kuralına
uyarlar. Yani ek, sözcüğün son ünlüsüne göre seçilir.
Ancak iki durumda bu uyum bozulur:
1. Son
ünlüsü ön a olan sözcükler art ünlülü değil,
ön ünlülü ekler alırlar: harf-e, seyahat-i gibi.
Bkz. 3.3.1. Ön a Ünlüsü.
2. Son ünsüzü öndamaksıl (ince) k ve 1 olan sözcükler,
art ünlü bulundursalar bile ön ünlülü ekler alırlar:
rol-ü, gol-e gibi.
Bkz. 4.3. Yabancı Sözcüklere Özgü Ünsüz Fonemler
Türkçeye
uzun süre önce girmiş olan bir kısım sözcükte de önlük-artlık
uyumu görülür:
ortanca <
Holland. hortensia
Çarşamba < Farsça çeha:r "dört"
+ şenbe "gün"
çamaşır < Farsça ca:me "elbise" + şuy
"yıkama"
dürbün < Farsça du:r "uzak" + bi:n "görme"
çardak < Farsça çeha:r "dört" + Arapça
ta:k "kemer, sütun" vb.
Düzlük-Yuvarlaklık
Uyumu:
Yaygın
olarak Küçük Ünlü Uyumu adı ile bilinen bu özellik,
Türkçe sözcüklerde ya düz ya da yuvarlak ünlü bulunması
durumunu anlatır.
Düz
Ünlüler: a, e, ı, i
Yuvarlak
Ünlüler: o, ö, u, ü
Türkçe
bir sözcüğün ilk hecesinde a, e, ı, i ünlülerinden
biri varsa izleyen hecelerde yine bu ünlülerden biri
bulunabilir. Eğer ilk hece ünlüsü ü, ö, u, o ünlülerinden
biriyse, diğer hecelerde ü, e, u, a ünlülerinden
biri bulunabilir.
Türkçe
Sözcüklerde Uyumun Bozulması
Düzlük-yuvarlaklık
uyumu Türkçe sözcükler için ayırıcı bir özellik olmakla
birlikte, çeşitli nedenlerle bu uyumun dışında kalmış
sözcükler de vardır:
1. İçinde,
dudak ünsüzleri dediğimiz b, p, m, v bulunan
Türkçe sözcüklerde, a ünlüsünden sonra eski u
ünlüsü korunmuştur:
tavuk
yağmur
tapu
kavur
savur
avuç
avun-
çamur
kagun
yavru vb.
2. Düz
ünlülü sözcüklere eklenen şimdiki zaman eki -(I)yor
da doğal olarak düzlük-yuvarlaklık uyumunu bozar:
gel-iyor
bak-ıyor vb.
Türkçedeki
ödünç sözcüklerin bir bölümü eskilikleri ölçüsünde Türkçenin
bu yasasına uyum sağlamış, Türkçeleşmişlerdir:
(atlı) karınca
< İtalyanca carrozza "araba"
zeytin < Arapça zeytu:n
müdür < Arapça müdi:r vb.
Ünlülerin
Sıfırla Nöbetleşmeleri
Eklenme
sırasında bir ünlünün kaybolması durumunu düşme değil,
sıfırla nöbetleşme olarak adlandırıyoruz. Çünkü sözkonusu
ünlü, sözcük yalın durumdayken kendini korumaktadır.
Örneğin; ağız fakat ağz-ım gibi.
Bu tip
nöbetleşme olaylarının bir bölümü yazıya yansımış olsa
da büyük bir bölümü şimdilik sadece konuşma dilinde
görülür. Hiç bir dilde yazı konuşmayı tümüyle yansıtamaz.
Bugün Türkçede konuşma ve yazının pek çok dile göre
birbirine çok yakın olmasının nedeni Latin kökenli Türk
alfabesine geçişin yeni olmasıdır. Yine de geçen süre
içinde konuşma dili yazıdan biraz uzaklaşmıştır. Oluşan
farklılıkların bir bölümü zamanla yazıyı etkilese bile
çoğu konuşma düzeyinde kalmıştır. Bunları bilmek ve
yazıya yansıtmamak gerekir. Aşağıda bunlar sırasıyla
verilmiştir:
İlk hecesi açık, ikinci
hecesi kapalı ve ı, i, u, ü ünlülerinden biriyle
kurulmuş olan iki heceli Türkçe sözcüklerin ikinci hecesinde
bulunan ünlüler, sözcük ünlü ile başlayan bir
ek aldığında sıfırla nöbetleşir:
ağız > ağz-ım,
alın > aln-ı, geniz > genz-im, karın > karn-ın,
uğur > uğr-u, kayın > kayn-ın, gönül > gönl-ü,
omnz > omz-u, burun > burn-u, beyin > beyn-i
vb.
Bu özellik
yazı dili için de geçerlidir ve bu sözcüklerin ek almış
biçimlerinin böyle yazılması gerekir.
Türkçeye başka dillerden
girmiş olan tek heceli ve sonunda iki ünsüz bulunan
sözcükler, konuşma ve yazı dilimizde iki heceli olmuştur:
ism > isim, film
> filim, devr > devir gibi.
Bu tip sözcükler ünlü ile
başlayan bir ek aldıklannda eski biçimlerine dönerler:
isim > ism-e, filim
> film-e, devir > devr-in, kayıp > kayb-ım,
emir > emr-e, ömür > ömr- ün, sabır > sabr-a
vb.
Bu özellik
hem konuşma hem de yazı dilimiz için geçerlidir.
İkinci hecesi y, v,
ğ ünsüzleriyle başlayan ve r ünsüzüyle biten
iki heceli Türkçe eylem gövdeleri ünlü ile başlayan
bir ek aldıklarında, ikinci hece ünlüleri sıfırla nöbetleşir:
kavur- > kavr-ul-,
savur- > savr-uk,
ayır- > ayr-ıl-,
kavuş- > kavş-ak (fakat! kavuş- uruz, kavuş-unca
vb.)
çevir- > çevr-il-,
evir- > evr-im,
devir- > devr-im,
doyur- > doyr-ul-,
sıyır- > sıyr-ıl-,
kayır- > kayr-ıl-,
yoğur- > yoğr-ul-,
bağır- > bağr-ış-,
çağır- > çağr-ış-,
eğir- > eğr-il-,
böğür- > böğr-üş-,
yayıl- > yayl-ım vb.
Bu tipte
olmayan bazı sözcüklerde de aynı özellik görülür:
bükül-
> bükl-üm, yanıl- > yanl-ış, uyu- > uy-ku
vb.
Bu özellik
de yazı dilimize yansımıştır
bura, şura, ora, nere sözcüklerinin
son ünlüleri -da,-de, -dan, -den eklerinden önce
sıfırla nöbetleşirler:
burda, burdan, şurda,
şurdan, orda, ordan, nerde, nerden
*Bu
özellik konuşma diline aittir ve yazıya yansıtılmamalıdır.
Yani bu sözcükleri yazarken burada, buradan,
şurada, şuradan, orada, oradan, nerede, nereden biçimlerinde
yazmak gerekir.
Şu üç sözcüğün son ünlüsü,
addan eylem yapan -la, -le ekinden önce sıfırla nöbetleşir:
yumurta > yumurt-la
ileri > ilerle
içeri > içerle
Sözcüklerin
bu biçimde yazılması gerekir.
3.4.3.6.
-arı, -eri eki almış belirteçlerin son ünlüsü,
-da, -de, -dan, -den eklerinden önce sıfırla nöbetleşirler:
yukarı > yukarda,
ileri > ilerde, içeri > içerde, dışarı >
dışarda
*Bu özellik
konuşma diline aittir ve yazıya yansıtılmamalıdır.
Yani bu sözcükleri yazarken yukarıda, ileride,
içeride, dışarıda biçimlerinde yazmak gerekir.
y Ünsüzü
Etkisiyle Ünlülerde Daralma
y ünsüzünün
daraltıcı etkisi nedeniyle, eklenme sırasında bu ünsüzden
önce bulunan geniş ünlülerde daralma oluşur.
*Bu
özellik konuşma diline aittir ve yazıya yansıtılmamalıdır.
Örneğin:
başla- > başlıyan
iste- > istiyen
bekle- > bekli-yerek
iste- > isti-yerek
ağla- > ağlıya
bekle- > bekliye
başla- > başlıyın
iste- > istiyin
ara- > arıyıp
tara- > tarıyıp
bura > burıya
şura > şurıya
nere > neriye
araba > arabıya
çeşme > çeşmiye
koru- > korıya
yürü- > yüriye
çürü- > çüriyen
yürü- > yüriyen
yapma- > yapmıyor
gelme- > gelmiyor
Gelecek
Zaman Ekinde Ünlü Daralması
-acak/-ecek
eki ünlü ile biten eylemlere eklendiğinde bu ekin
son ünlüsü daralır:
yap-ıcak
ed-icek
gör-icek
sev-icek vb.
*Bu özellik
konuşma diline aittir ve yazıya yansıtılmamalıdır.
Hece
Binişmesi
Türkçede
yaygın olarak, Farsça hane sözcüğüyle oluşturulmuş
birleşiklerde görülür:
hastahane > hasta:ne
pastahane > pasta:ne
postahane > posta:ne
eczahane > ecza:ne
*Bu
özellik konuşma diline aittir ve yazıya yansıtılmamalıdır.
Türkçede
eslâ ve yazıya yansımış hece binişmesi örnekleri de
çoktur:
ne için > niçin
ne asıl > nasıl
ne asıl ise > nasılsa
o ise > oysa
o ile > öyle
o ile ise > öyleyse
bu ile ise > böyleyse
güllü aş > güllaç
sütlü aş > sütlaç
kahve altı > kahvaltı
pazar ertesi > pazartesi
cuma ertesi > cumartesi
hanım nine > haminne vb.
Büzülme
Türkçede
eklenme sırasında çeşitli durumlarda büzülmeler oluşur.
Konuşma diline ait olan bu özellik yazıya yansıtılmamalıdır.
Örneğin;
Ünlü ile
biten eylemlere gelecek zaman eki eklendiğinde:
başlayacak > başli:cak
yaşayacak>yaşi:cak
bekleyecek > bekli:cek
çürüyecek > çüri:cek vb.
Gelecek
zaman ekinin kişi eki almış biçimlerinde farklı büzülmeler
ortaya çıkabilir:
yapacağım > yapıci:m,
yapıca:m
edeceğim > edici:m, edice:m
arayacağım > ari:ci:m, ari: ca:m
korkmayacağız > korkmi:ci:z, korkmi:ca:z vb.
Kısalma
ve Uzama
Türkçe
sözcüklerde uzun ünlü olmadığı belirtilmişti. 
Alınma sözcüklerdeki uzun ünlüler çoğunlukla korunmakla
birlikte (bkz. UZUNLUK ve KISALIKLA İLGİLİ YANLIŞLAR)
bu ünlülerin bir bölümü Türkçeye uyum sağl ak kısalmıştır.
Sözcük yalın haldeyken kısa söylenen bu ünlüler, eklenmeyle
bir açık hece ünlüsü haline gelince eski uzunlukları
yeniden ortaya çıkar.
Bu tip sözcüklerin söylenişine dikkat etmek
gerekir:
hukuk > huku:ku
vücut > vücu:du
hesap > hesa:bı
cevap > ceva:bı
delil > deli:li
hal > ha:l-i
yar > ya:r-i
tamam > tama:m-ı
edebiyat > edebiya:-t-ı
hayat > haya:t-ı
hesap > hesa:b-ı
murat > mura:d-ı
mevzuat > mevzua:t-ı
mevcut > mevcu:d-u
taç > ta:c-ı
ahlak > ahla:k-ı vb.
|