· Yanlışları
aynı, anlamları ve okunuşları farklı olan sözcükleri
birbirinden ayırmak için, uzun ünlülerin üstüne şapka
işareti konur: adem (yokluk), âdem (insan); adet (sayı),
âdet (gelenek); alem (bayrak), âlem (dünya) ; alim
(her şeyi bilici), âlim (bilgin), aşık (ayak bileğindeki
kemik), âşık (seven, tutkun); hala (babanın kız kardeşi),
hâlâ (henüz); şura (şu yer), şûra (danışma kurulu).
· Arapça bi- ile Farsça
bî- ön eklerini ayırmak için kullanılır: bîçare (çaresiz),
bîtaraf (tarafsız), bîvefa (vefasız); bihakkın (hakkı
ile), bizatihi (kendiliğinden), bilumum (bütün, hepsi).
· İçinde ince g,k,l ünsüzleri
bulunan alıntı sözcüklerdeki a ve u ünlülerinin üzerine
konur: dergâh, ordugâh, tezgâh, yadigâr; dükkân, hikâye,
kâfir, kâğıt, kâr, mahkûm, mekân, sükûn, sükût; ahlâk,
billûr, evlât, felâket, hilâl, ilâç, ilân, ilâve,
iflâs, ihtilâl, istiklâl, kelâm, lâkin, lâle, lâzım,
mahlâs, selâm, üslûp, klâsik, lâhana, lâik, lâmba,
Lâtin, melânkoli, plâk, plâj, plân, reklâm.
· Aitlik (nispet) î'sini
göstermek için de şapka işareti konur: ahlâkî, dâhilî,
dünyevî, edebî, fikrî, haricî, insanî, medenî, sıhhî,
siyasî.