Atatürk ve Türk Dili

  Dilimizin Özellikleri

  Dil Bilgisi

  Türkçe Yanlışları

  Metin Yazım Biçimleri

  Türk Dili Kullanımı

  Dilimize Hizmet Edenler

  Sık Sorulan Sorular

  İmlâ Kılavuzu
  Site Sözlüğü

  Bağlantılar

  Üyelik

  Kaynakça

  Güncel
Basından Seçtiklerimiz
Basında Dilimiz Web Sitesi


Dil Bilgisi
İMLÂ - İMLÂ kılavuzU - Kesme işaretinin kullanıldığı sözler dizini

Bazı alıntı kelimelerde ünsüzler, Türkçenin hece yapısına aykırı olarak kendilerinden önceki ünlüyle hece kurarlar. Dilimizde sayılı olan bu tür alıntılar aşağıda gösterilmiştir:

Örnekler
an'ane an'anevî bid'at
cem'an cür'et cür'etkâr
cür'etkârlık cür'etlenme cür'etlenmek
cür'etli cüz'î def'aten
fer'î gayrimes'ul hal'etmek
hil'at is'at iş'ar
iş'arî iz'aç iz'an
iz'anlı iz'ansız iz'ansızca
iz'ansızlık kat'î kat'îleşme
kat'îleşmek kat'iyen kat'iyet
kıt'a kur'a kur'acı
Kur'an Kur'anıkerim mef'ul
mel'anet mel'unmer'i mer'iyet
mes'ul mes'uliyet mes'uliyetli
mes'uliyetsiz mes'ut meş'ale
meş'um müt'anez'etmek ric'at
rik'a sun'î sun'îlik
sür'at sür'atle sür'atlendirme
sür'atlendirmek sür'atlenme sür'atlenmek
sür'atli şer'an şer'î
şer’iye şuf'a tab’an
tel'in tes'it vak'a
ak'anüvis vak'anüvislik vaz'ıhamil
vüs'at    


Aşağıdaki kelimelerde kesmeli durum iyelik eki alındığı zaman ortaya çıkmaktadır:

cem'i kat'ı tab'ı
cüz'ü men'i vaz'ı
def'i nev'i
hal'i sem'i

UZATMA GÖREVİNDEKİ DÜZELTME İŞARETİNİN KULLANILDIĞI SÖZLER DİZİNİ

Düzeltme işareti, hem uzatma hem de inceltme görevinde kullanılmaktadır. inceltme görevinde kullanılan düzeltme işareti, alıntı kelimelerdeki g, k, l seslerinin ince okunmasının söz konusu olduğu durumlarda, bu seslerden sonra gelen a ve u üzerine konmaktadır. inceltme görevindeki düzeltme işareti bu şekilde kurala bağlı olduğu için bu tür kelimelerin listelenmesine gerek görülmemiştir. Ancak uzatma görevindeki düzeltme işareti kurala bağlı değildir. Bu bakımdan bu tür kelimelerin dizininin verilmesinde yarar görülmüştür.

Bilindiği üzere uzatma görevindeki düzeltme işareti de iki durumda kullanılmaktadır. Bunlar aşağıda gösterilmiştir.

1. Yazılışları bir, anlamları ve okunuşları ayrı olan kelimeleri ayırt etmek için, okunuşları uzun olan ünlüler üzerinde:

Örnekler
Doğrusu

aciz (güçsüzlük)

âciz (güçsüz)
adem (yokluk) âdem (insan)
adet (sayı) âdet (gelenek, alışkanlık)
akit (sözleşme) âkit (sözleşme yapan)
ala (karışık renkli) âlâ (pekiyi)
alem (bayrak) âlem (dünya, evren)
Ali (kişi adı) âli (yüce, yüksek)
alim (her şeyi bilici) âlim (bilgin)
ama (fakat) âmâ (görmez, kör)
amin (kimya terimi) âmin (dua sözü)
aşık (ayak bileğindeki kemik) âşık (vurgun, tutkun)
ayan (belli, açık) âyan (ileri gelenler)
batın (karın) bâtın (iç; gizli)
dahi (bile) dâhi (yaratıcı gücü olan kimse)
dahil (karışma) dâhil (iç, içeri)
dar (ensiz) dâr (ev)
fani (ışık şiddeti) fâni (ölümlü, gelip geçici)
hadis (Peygamber sözü) hâdis (meydana gelen)
hak (doğruluk) hâk (toprak)
hakim (hikmet sahibi) hâkim (yargıç)
hal (pazar yeri; çözme) hâl (durum, vaziyet)
 
hala (babanın kız kardeşi) hâlâ (henüz)
hasıl (ekin) hâsıl (olan, ortaya çıkan)
haşa (kalın kumaş parçası) hâşâ (asla)
havas (nitelikler) havâs (duygular)
haya (er bezi) hayâ (utanma duygusu)
mani (ruh hastalığı) mâni (şiir türü; engel)
nakil (taşıma) nâkil (taşıyan)
nar (bir meyve) nâr (ateş)
nazım (manzume) nâzım (düzenleyen)
rahim (döl yatağı) rahîm (koruyan, merhamet eden)
sadır (göğüs) sâdır (çıkan, görünen)
sari (bir tür giysi) sâri (bulaşıcı)
şahıs (kimse, kişi) şâhıs (sırık)
şura (şu yer) şûra (danışma kurulu)
tabi (elbette) tâbi (bağımlı; basıcı)
vakıf (para, mülk) vâkıf (bilen; vakfeden)
varis (damar genişlemesi) vâris (mirasçı)
vasi (mirası yöneten) vâsi (geniş, engin)
yad (yabancı) yâd (anma)
yar (uçurum) yâr (sevgili)
zati (zaten) zatî (kendine özgü)


Bir Önceki Sayfa Yukarı


 
Bütün hakları saklıdır © FORSNET