|
Atatürk,
Cumhuriyet ve Türk Dili
ATATÜRK'ÜN TELGRAFLARINDA
TÜRK DİLİ
YENİ HARFLERİN
TATBİKİ MÜNASEBETİYLE BAŞBAKANLIĞA GÖNDERİLEN YAZIı
(21. IX. 1928)
Başvekâlete
Yeni harflerin tatbikatını memleketin pek çok yerinde
gördüm. Şehirlerde, köylerde, her yerde halk yeni harflerle
okuyup yazmaya geçmiştir. Halk yeni yazının kolaylığından
memnundur. Yalnız her yerde, şehirde ve köyde, memurda
ve muallimde zihinleri karıştırıp şaşırtan, bağlama
çizgisinin doğru olarak kullanılmasındaki endişe vaziyetidir.
Bu sıkıntı harflerin kolaylığına, sevk ve neşeye dokunacak
derecede kendini hissettirmektedir.
Encümen esasen yeni harflerle yazıya başlanırken uzun
kelimemizin hecelenmesini, seçilmesini kolaylaştıracak
bir çare olmak üzere bağlamayı düşünmüş ve bağlamanın
kalkmasını ileriye bırakmıştı. Yeni harflerin kabul
ve taammümündeki tehalük ve sürat bu zamanın geldiğini
gösteriyor. Bilâkis bağlama çizgisinin kalkması halkın
öğrenmesini pek çok kolaylaştıracak ve şevklendirecektir.
Bu sebeple ve halk içinde müşahedelerime güvenerek atideki
esasları kabul etmek faydalı ve lâzım görülmüştür.
- İstifham edatı olan
"mi, mı, mu, mü" umumiyetle ayrı yazılır.
Meselâ: geldi mi? gibi fakat kendinden sonra gelen
her türlü lahikalarla beraber yazılır, meselâ geliyor
musunuz? ben miydim? gibi.
- Rabt edatı olan "ki"
ve dahi manasına olan "de, da" müstakil
kelime olarak ayrı ayrı yazılır meselâ: Görüyorum
ki sen de iyisin, gibi.
- Türk gramerinde bağlama
işareti olan (-) kalkmıştır. Binaenaleyh fiillerin
tasriflerinde ve isim ve sıfatların fiil gibi tasriflerinde
lahikalar çizgi (-) ile ayrılmazlar, beraber yazılırlar.
Meselâ: geliyorum, gideceksiniz, görecekler, yapmalıyım,
gideyim, gidebilirim, söyleyesin, güzeldir, demirdir,
gibi.
Kezalik ile, ise, için, iken kelimelerinin muhaffetleri
olan le, se, çin, ken şekilleri kendinden evvelki
kelimeyle bitişik yazılır. Çizgi ile ayrılmaz meselâ:
Ahmetle, buysa, seninçin, gelirken, gibi. Meselâ:
mertçe, benimki, yarinki, hasta iyicedir, iyice anladım.
- Türkçede henüz mevcut
olan farisi terkiplerden dahi bağlama çizgisi yoktur.
Terkip işareti olan sadalı harfler (i) ilk kelimenin
sonuna eklenir, meselâ: hüsnü nazar gibi.
Şimdiye kadar tabı ve neşolunmuş muhtelif vesaitler
bu esaslara göre derhal en seri bir surette tashih
olunmak lazımdır.
Gazi M. Kemal
H.M: 22
Eylül 1928
|